Ümit's profileÜmit KARAASLAN - [Web ta...PhotosBlogNetwork Tools Help

Blog


    April 16

    Siz misiniz, biz miyiz? - infak

    Dehşet birkaç ayet paylaşmak istiyorum. (inanmıyorum diyen yalancıların gözüne sokulur Göz kırpma)
     
    • Onu siz mi yetiştiriyorsunuz, yoksa onu yetiştiren Biz miyiz? (64)
    • Eğer Biz dileseydik, elbette onu kuru ot kılardık (yapardık). O zaman siz şaşırıp kalırdınız. (65)
    (yorumum: tohumun yetişmesi için tüm şartlar sağlandığı halde, toprağı yarıp çıkmasa kim ne diyebilir?)
     
    • Onu (suyu) bulutlardan siz mi indirdiniz, yoksa indiren Biz miyiz?(69)
    • Eğer dileseydik, onu acı kılardık (yapardık), öyle ise (niçin) hâlâ şükretmiyorsunuz?(70)
    (yorumum: yağmur yağmasa ne yapabiliriz, dua etmekten başka?)
    (Vakıa, 56. Sure)
     
    İnfak etmemek ne kadar mantıksız bir iştir görmek, anlamak ister misiniz? İşte ayet...
     
    Size ne oluyor ki, Allah yolunda infak etmiyorsunuz? Oysa göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. (10)
    (Hadid Suresi, 57. Sure)
     
    (yorumum: bir düşünün; elimizde bir miktar mal var, bunun sahibi biz değiliz ve sahibi bize diyor ki "o malın şu kadarcık kısmını falancaya ver". Biz vermiyoruz, ne kadar ahmakça bir iştir öle değil mi? Yani mal varlığımızı bize bahşeden(asıl sahibi) Zat buyuruyorki, "akrabaya, yolda kalmışa, yoksula yardım et, infak et," biz de diyoruz ki, "olmaz malım eksilir"...) töbe töbeeeee...
     
     
     
     
    March 06

    Eğer o razı olsa!

    Amelinizde rıza-yı İlahî olmalı. Eğer o razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer o kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok. O razı olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse, sizler istemek talebinde olmadığınız halde, halklara da kabul ettirir, onları da razı eder. (21. Lema, İhlas Risalesi/Bediüzzaman)
    September 06

    Ne infak edeceğiz? Pis ve kötü olanı mı? (Bakara 2/267)

    267- Ey iman edenler! İnfakı gerek kazandıklarınızın, gerek sizin için yerden çıkardıklarımızın temizlerinden yapın. Kendinizin göz yummadan alıcısı olamıyacağınız fenasını vermeye yeltenmeyin. Biliniz ki, Allah sadakalarınıza muhtaç değildir ve hamde layık olandır.

    August 13

    USB disk tamiri (flash memory, memory stick repair)

    A Data marka 8GB'lik usb diskim arızalandı. Kendimi kötü hissediyordum. Diskim USB 2.0 olduğu halde bilgisayarın usb girişine taktığımda usb 1.1 olarak görünüyor ve işletim sistemi beni "bu aygıt usb 2.0 portuna bağlanırsa daha hızlı çalışabilir" gibi bir hata mesajı vererek uyarıyordu. Halbuki taktığım port zaten USB2.0 portu Alaycı

    A Data 8GB USB bellek

    Usb diski bilgisayarın usb 2.0 portuna takarken eğip bükerek düzgün çalışmasını sağlayabiliyordum fakat elimle tutmam gerekiyordu. İlerleyen zamanda tamamen usb 1.1 oldu Gülümseme

    Soğuk lehim meydana gelmiş direnç yeşil çember içine alınmıştır

    Flash belleğin içini açıp havya ile lehimleri tazeleyerek tamir ettim. 1-2 ay sonra gene bozuldu. Tekrar havya ile lehimleri tazeledim fakat nafile, disk düzelmedi. Sinir oldum. İçi dolu ve 8GB'lik usb belleğim çalışmıyordu.
     
    Uzun bir incelemeden sonra resimde işaretlenen 330 Ohm'luk smd direncin devre dışı kaldığını tespit ettim. Uzun uğraşmalarıma rağmen ne kadar lehimlemeye uğraşsamda bir işe yaramadı.

    220Ω'luk bir direnç bağlayarak sonunda tamir gerçekleşti

    En sonunda yeni bir direnç takmaya karar verdim. Gene yarım saat kadar uğraşlarım sonunda 330Ω'luk direncim olmadığından yerine 220Ω'luk bir direnç bağlayarak Allah'a şükür usb diskimi çalışır bir duruma getirdim. Dil çıkaran
     
    Etiketler: Flash memory, flash disk, flaş, bellek, taşınabilir disk, usb 2.0, usb 1.1, direnç elektrik, tamir, recovery, veri kurtarma, lehim yapmak, lehim sanatı
     
     
     

    August 01

    Anne- Baba Hakki…

    Anne-babaya öf bile demeyelim…
     
    Rabbimiz bizi şöyle ikaz ediyor:
    “Rabb’in şöyle buyurdu:ALLAH’tan başkasına ibadet etmeyin. Anneye ve babaya güzel muamele edin. Şayet onlardan her ikisi veya birisi yaşlanmış olarak senin yanında bulunursa sakın onlara hizmetten yüksünme, “öff!” bile deme, onları azarlama, onlara tatlı ve gönül alıcı sözler söyle. Şefkatle, tevazu ile onlara kol kanat ger ve şöyle dua et: “Yâ Rabbi, onlar küçüklüğümde nasıl beni ihtimamla yetiştirdilerse, ona mükâfat olarak Sen de onlara merhamet buyur!” (İsrâ Sûresi, 17/23-24)
     

    En çok kim hak sahibidir?

    Efendimiz’in hadislerine baktığımızda anne hakkının baba hakkından üç misli fazla olduğunu öğreniyoruz.
    Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Bir adam gelerek: “Ey ALLAH’ın Resulü! İyi davranıp hoş sohbette bulunmama en çok kim hak sahibidir?” diye sordu. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselam): “Annen!” diye cevap verdi. Adam: “Sonra kim?” dedi, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam) “Annen!” diye cevap verdi. Adam tekrar: “Sonra kim?” dedi Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam) yine: “Annen!” diye cevap verdi. Adam tekrar sordu: “Sonra kim?” Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam) bu dördüncüyü: “Baban!” diye cevapladı.” Buhârî, Edeb 2; Müslim, Birr 1)

    Namazdan Kurtuluşun yolu

    Bütün ibadetlerine yerine getirmeye çalışan bir adam varmış.Orucunu tutar,zekatını verir,insanlara yardım elini uzatmaktan hiç geri kalmazmış.Yalnız bu adamın bir kusuru varmış:

    Namaz kılmak ona çok ağır gelirmiş,üşenirmiş.Bir gün varmış gitmiş çok büyük bir hocanın yanına.
    Demiş ki:
    Hocam ne yap et beni şu namazdan kurtar.Namaz kılmamak için ne yapmam gerekse söyle yapayım.Yeter ki şu namazdan kurtulayım demiş.


    Hoca:
    Ya evlat ben hiçbir yerde ne duydum ne işittim bu namazdan kurtuluş yok,borcun kılacaksın demiş.
    Adam yalvarmış bul hocam diye.Hoca müddet istemiş adam gitmiş.
    Aradan haftalar geçmiş,adam gelmiş:
    Buldun mu hocam demiş,kurtulacak mıyım?
    Hoca:Buldum evladım eğer şu 5 şarttan biri sana uyuyorsa Namaz dan mesul değilsin:

    1.Ölü isen

    2.Deli isen

    3.Çocuk isen

    4.Hayvan isen

    5.Kafir isen….. tercih senin…

    Uyan Ey Gözlerim Uyan!

    Uyan Ey Gözlerim
    Sultan III. Murat Han bir sabah namazını kaçırmış.
    Üzüntüsünden Uyan Ey Gözlerim Gafletten Uyan'ı yazmış.
    Biz hergün kaçırıyoruz ama ne yazik ki o parçayı dinlemiyoruz bile…
    (şu anda bu şiirin melodisini dinliyor olabilirsiniz)

    NAMAZ_kilan_amcanamaz_kilan_genc
    namaz1namaz10jauntitled


    Uyan ey gözlerim gafletten uyan!
    Uyan uykusu çok gözlerim uyan
    Azrail’in kastı canadır, inan.
    Uyan ey gözlerim gafletten uyan!
    Uyan uykusu çok gözlerim uyan

    Seherde uyanırlar cümle kuşlar
    Dill-u dillerince(1) tesbihe başlar
    Tevhid eyler dağlar taşlar ağaçlar
    Uyan ey gözlerim gafletten uyan!
    Uyan uykusu çok gözlerim uyan

    Semâvâtın kapuların açarlar.
    Mü’minlere rahmet suyun saçarlar…
    Seherde kalkana hülle(2) biçerler.
    Uyan ey gözlerim gafletten uyan!
    Uyan uykusu çok gözlerim uyan

    Bu dünya fanidir sakın aldanma.
    Mağrur olup tac-u tahta dayanma.
    Yedi iklim(3) benim deyu güvenme.
    Uyan ey gözlerim gafletten uyan!
    Uyan uykusu çok gözlerim uyan

    Benim, Murad kulun, suçumu affet.
    Suçum bağışlayub günahım ref’ et.(4)
    Rasûl’ün sancağı dibinde haşret.
    Uyan ey gözlerim gafletten uyan!
    Uyan uykusu çok gözlerim uyan



    Sultan III. Murat
    III. Murat’ın babası, Kanunî Sultan Süleyman’ın oğlu II. Selim’dir. Annesi ise Nur Banu Sultan’dır. 5 Cemaziyülevvel(5) 953 / 4 Temmuz 1546 tarihinde Manisa’nın Bozdağ Yaylağı’nda dünyaya gelen Şehzade Murat, 966 / 1558 tarihinde Akşehir Sancak Beyliği’ne, 1562 yılında ise Manisa Sancak Beyliği’ne getirilmiştir.

    Padişahlığına kadar Manisa Sancak Beyliği’nde sancakbeyi olarak görevini sürdüren III. Murat, on ikinci padişah olarak 15 Aralık 1574’te cihanşümul Osmanlı payitahtına çıkarak saltanatını ilân eder. (III.Murat Han, Pir Hasan Hüsameddin Uşşaki (ksa)'yı Padişah olunca Uşak'tan İstanbul'a davet edip kendisine bir dergah açmıştır.) 21 sene tahtta kalan III. Murat, 16 Ocak 1595'de 49 yaşında iken vefat etti. Ayasofya Camii hazîresine (mezarların bulunduğu mekân) gömüldü. Keremi sonsuz, bâki olan Rabbimiz, Osmanlı tahtını nasip eylediği bu güzide insana rahmet eylesin!…
    Âmin!…

    Şair sultanlardan olan III. Murat, Muradî mahlâsıyla şiirler yazmıştır. Türkçe, Arapça ve Farsça divanları bulunmaktadır. III. Murat’ın 1001 (Hicrî) / 1593 (Milâdî) tarihinde yazdığı ve tasavvufî inceliklerle dolu "Fütuhât-ı Siyâm" isminde mühim bir eseri ile Şemseddin Sivasî tarafından şerhedilen "Esrarnâme" adında diğer bir eseri daha vardır. Osmanlı İmparatorluğu’nda birçok hükümdar Divan şiiriyle uğraşmış ve bu edebî ekolde nadide eserler meydana getirmiştir. Fatih Sultan Mehmet’in Avnî, Yavuz Sultan Selim’in Şahî, Kanunî Sultan Süleyman’ın da Muhibbî mahlâslarıyla Divan Edebiyatı’nın farklı aruz kalıplarında ve değişik nazım şekillerinde şiirler vücuda getirdikleri bilinir.

    III. Murat’ın hayatına ve edebî yönüne ilişkin kısa bilgiler verdik. Şimdi asıl konumuza gelelim. Yukarıya aldığımız ve III. Murat Han’a ait olan, “UYAN EY GÖZLERİM!...” başlıklı şiiri. Bu müstesna şiirinin Türk tasavvuf musikisi makamlarında muhtelif besteleri vardır. Bu besteler tarihte olduğu gibi günümüzde de terennüm ediliyor. Sizler de bu şiirin bestesini keyifle dinlemişsinizdir. Bu güftenin bestesini ilk dinlediğimde sanki çarpıldım, ruhumun daraldığını, acıdığını hissettim. İlk etapta kendinizi sözlere ve namelere kaptırıyorsunuz, bu mısralarla ruh ikliminiz arasında bağlantı kuruyorsunuz… Sonra sözleri çok manalı ve bir o kadar güzel olan bu şiirin kime ait olduğunu araştırayım, dedim. Karşıma hayran olduğum bir medeniyetin padişahı çıkmaz mı: III. Murat…

    Arapça ve Farsça sözcüklerle yüklü olan o günkü Osmanlıca Türkçesi’ni düşünürsek bu şiirin gayet sade bir dille yazıldığını anlamamız zor olmaz. Günümüz Türkçesi’yle dahi çok kolay anlaşılmaktadır. Şiirin sade bir dille yazılması onun kıymetsizliğine işaret değildir. Bu şiir kolay ve sade göründüğü hâlde, bulunup söylenmesi ve taklidi zor olan ‘sehl-i mümtenî’ bir tarzda kaleme alınmıştır.

    Bir hitapla, “Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...” şiirine başlayan Sultan Şair, silkinerek kendine gelmek istiyor. Nefsiyle baş başadır. Ahir ömrünü muhasebe edip tehlikenin kenarında olduğunu düşünüyor. İlmi, kudreti her şeyi kuşatmış olan Allah’ı tesbih etmekte yetersiz olduğu kanısına varıyor.

    Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...
    Uyan uykusu çok gözlerim uyan…
    Azrail’in kastı canadır, inan.
    Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...
    Uyan uykusu çok gözlerim uyan…

    Şair, ikinci kıtaya, seherlerde Rablerini tesbih eden kuşları mevzubahis ederek giriyor. Bu kuşlar kendi dillerince bizlerin bilmediği bir lisanla Hâlık’larını, Rezzak’larını zikretmektedirler. Nitekim şu âyet-i kerime Sultan Şair’imizin bildirdiği gerçeği çok veciz ve fasih bir şekilde ifade ediyor: “Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tesbih ederler. Hiçbir şey yoktur ki, onu hamd ederek tesbih etmesin. Ancak, siz onların tesbihlerini anlamazsınız. O, Halîm’dir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.”(6) Bu kıtada kuşlarla birlikte başka varlıkların da Rablerini tesbih ve tevhid ettikleri haber veriliyor: “Tevhid eyler dağlar taşlar ağaçlar…” Kuşlar, dağlar, taşlar, ağaçlar birer parçadır. Kast olunan bu cüzlerin de içerisinde bulunduğu canlı ve cansız varlık âlemdir. Kuşkusuz göklerde ve yerde ne varsa O’nundur; O’nu tesbih etmiştir ve ediyordur. Gece ve gündüz, gök gürültüsü, bölük bölük uçan kuşlar, melekler, dağlar vb. gibi… Allah’a hamd ve korku ile boyun eğmiştir; yorulmadan ve büyüklenmeden noksan sıfatlardan münezzeh, kemâl sıfatlarla vasıflı bulunan Allah’ı tesbih ve tevhid etmektedirler.(7) Hülâsa her şey, ama her şey Allah’ı yüce sıfatlarıyla birlikte tesbih, tevhid ve tenzih etmektedir. Hakikat boyasıyla boyanmış Şair’imiz tekrar tekrar: “Uyan ey gözlerim gafletten uyan!... / Uyan uykusu çok gözlerim uyan…” demek suretiyle bu kıta ve diğer kıtalarda zatını ikaz edecektir.

    Seherde uyanırlar cümle kuşlar...
    Dill-u dillerince tesbihe başlar...
    Tevhid eyler dağlar taşlar ağaçlar…
    Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...
    Uyan uykusu çok gözlerim uyan…

    Üçüncü kıtada Allah’a ve Rasûlü’ne nasıl inanılması gerekiyorsa öylece inanan Mü’minlere sema kapısının açılarak rahmet suyu saçılacağını müjdeleyen Sultan Şair’imiz, seherlerde kalkmanın önemine tekrar dikkatlerimizi çekmek istiyor:

    “Seherde kalkana hülle biçerler.” Hülleden kast olunan, bilindiği gibi Cennet elbisesidir. Evet, seher vakitleri İslâm literatüründe kıymetlidir. Nitekim; “(Bunlar),
    ‘Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru!’
    diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda gönülden boyun büküp divan duranlar, Allah yolunda harcayanlar ve seherlerde (Allah'tan) bağışlanma dileyenlerdir.”(8) buyrularak seher vaktinde bağışlanma dilemek, öneminden dolayı âyet-i celîlede zikrediliyor. Seher vaktinde yatmamak, sabah namazını kıldıktan sonra da güneşi üzerine doğdurmamak, geçen bu süre zarfında ibadet-i taatla, tevbe-i istiğfarla, tesbih, tenzih ve tehlille meşgul olmak âdâb-ı sünnettendir. Ayrıca Sabah namazının sünneti ve farzı arasındaki vakitte de bu şekilde hareket etmek sünnettir. Seher vaktinin bir uhrevîliği vardır. Kuşların zikir armonisi, havadaki o büyüleyici koku, bedeninizi saran ve sarsan seher vaktinin iklimi…

    Son kıtalara geldiğimizde dünyanın faniliği; taç-u tahtın, saltanatın, malın mülkün, servetin geçiciliği hakikatini hatırlamak isteyen Sultan Şair’imiz Allah’a sığınıyor, Rabbinden bağışlanma istiyor, “Rasûl’ün sancağı dibinde haşret.” demek suretiyle son arzusunu dillendiriyor.
    Benim, Murad kulun, suçumu affet.
    Suçum bağışlayub günahım ref’ et.
    Rasûl’ün sancağı dibinde haşret.
    Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...
    Uyan uykusu çok gözlerim uyan…

    Dipnot ve Kaynakça:
    1. Dill-u dil: Kendi dillerince.
    2. Hülle: Cennet libası (elbise).
    3. Yedi iklim: Farklı iklimlerin hüküm sürdüğü ülke toprakları.
    4. Ref’ et: Lâğvet, kaldır, hükümsüz bırak.
    5. Arabî aylardan beşincisi
    6. el-İsrâ, 17/44.
    7. Bkz. er-Ra’d, 13/13; el-Enbiyâ, 21/19-20; en-Nûr, 24/41; es-Sâd, 38/18-19.
    8. Âl-i İmrân, 3/17.

     

    Cafer Ceylan

    Rehber Dergisi Sayı 44

    July 12

    Faiz yemeyen mi var? (Bakara Suresi 2/275-276)

    273- Sadakalarınızı, kendilerini Allah yoluna adamış olan fakirlere veriniz. Onlar yeryüzünde gezip dolaşmaya güç yetiremezler. Utangaç olduklarından dolayı, bilmeyenler, onları zengin sanırlar. Oysa sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük yapıp kimseden birşey de isteyemezler. Ne türden bir iyilik yaparsanız, şüphe yok ki, Allah onu bilir.

    274- Mallarını gece ve gündüz, gizlice ve açıkça infak edenler yok mu, işte onların Rableri katında ecir ve mükafatları vardır. Ve onlara herhangi bir korku yoktur, onlar hiçbir zaman mahzun da olmazlar

    275- Riba (faiz) yiyen kimseler, şeytan çarpan kimse nasıl kalkarsa ancak öyle kalkarlar. Bu ceza onlara, "alışveriş de faiz gibidir" demeleri yüzündendir. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi de haram kılmıştır. Bundan böyle her kim, Rabbinden kendisine gelen bir öğüt üzerine faizciliğe son verirse, geçmişte olanlar kendisine ve hakkındaki hüküm de Allah'a kalmıştır. Her kim de yeniden faize dönerse işte onlar cehennem ehlidirler ve orada süresiz kalacaklardır.

    276- Allah faizi mahveder, oysa sadakaları bereketlendirir. Allah günahta ve inkârda direnen hiç kimseyi sevmez.

    Allah'ı(C.C.) gerçekten seviyor muyuz?(Âl-i İmrân suresi 3/31)

    De ki, siz gerçekten Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok esirgeyici ve bağışlayıcıdır.

    İçki, şarap içmek hakkında

    q       Sana, şarap ve kumar hakkında soru sorarlar. De ki: Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar vardır. Ancak her ikisinin de günahı faydasından daha büyüktür. Yine sana iyilik yolunda ne harcayacaklarını sorarlar. "İhtiyaç fazlasını" de. Allah size âyetleri böyle açıklar ki düşünesiniz. (Bakara 2/219)

     

    q       Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi? (Maide, 5/90,91)

     

     

     

    Bu konu ile ilgili birkaç Hadis-i Şerif de belirtmekte fayda görüyorum.

     

    q       El-Muğîre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissâlatu vesselâm) buyurdu ki: "Kim içki satarsa, hınzır kasaplığı da yapsın"

    Ebu Dâvud, Büyû 66, (3489).

     

    q       Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: "Sarhoşluk veren her içki haramdır."

    Buhârî, Eşribe 4, Vudü 71; Müslim, Eşribe 67-68, (2001); Muvatta, Eşribe 9, (2, 845); Ebu Dâvud, Eşribe 5, (3682, 3687); Tirmizî, Eşribe 2, 3, (1864,1867); Nesâî, Eşribe 23, 8, (298).

     

     

    Yalan yere şahitlik etmek hakkında

    q       Ey iman edenler! Belirlenmiş bir süre için birbirinize borçlandığınız vakit onu yazın. Bir kâtip onu aranızda adaletle yazsın. Hiçbir kâtip Allah'ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan geri durmasın; (her şeyi olduğu gibi) yazsın. Üzerinde hak olan kimse (borçlu) da yazdırsın, Rabbinden korksun ve borcunu asla eksik yazdırmasın. Şayet borçlu sefih veya aklı zayıf veya kendisi söyleyip yazdıramayacak durumda ise, velisi adaletle yazdırsın. Erkeklerinizden iki de şahit bulundurun. Eğer iki erkek bulunamazsa rıza göstereceğiniz şahitlerden bir erkek ile -biri yanılırsa diğerinin ona hatırlatması için- iki kadın (olsun). Çağırıldıkları vakit şahitler gelmemezlik etmesin. Büyük veya küçük, vadesine kadar hiçbir şeyi yazmaktan sakın üşenmeyin. Böyle yapmanız Allah nezdinde daha adaletli, şehadet için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha uygundur. Ancak aranızda yapıp bitirdiğiniz peşin bir ticaret olursa, bu durum farklıdır. Bu durumda onu yazmamanızda sizin için bir sakınca yoktur. (Genellikle) alış-veriş yaptığınızda şahit tutun. Ne yazan, ne de şahit zarara uğratılsın. Eğer bunu yaparsanız (zarar verirseniz) şüphe yok ki bu, sizin yoldan çıkmanız demektir. Allah'tan korkun. Allah size gerekli olanı öğretiyor. Allah her şeyi bilmektedir. (Bakara 2/282)

     

    q       Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların ahirette bir payı yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır. (Âli-İmran 3/77)

     

    q       Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı aranızdan dört şahit getirin. Eğer şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye yahut Allah onlara bir yol açıncaya kadar evlerde hapsedin. (Nisa 4/15)

     

    q       Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendiniz, ana-babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Haklarında şahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara (sizden) daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın, (şahitliği) eğer, büker (doğru şahitlik etmez), yahut şahitlik etmekten kaçınırsanız (biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan haberdardır. (Nisa 4/135)

     

    q       Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış) tır. Allah'a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilmektedir. (Maide 5/8)

     

    q       Âyetlerimi az bir bedel karşılığında satmayın. Kim Allah'ın indirdiği (hükümler) ile hükmetmezse işte onlar kafirlerin ta kendileridir. (Maide 5/44)

     

    q       Ey iman edenler! Birinize ölüm gelip çatınca vasiyet esnasında içinizden iki adalet sahibi kişi aranızda şahitlik etsin. Yahut seferde iken başınıza ölüm musibeti gelmişse sizden olmayan, başka iki kişi (şahit olsun). Eğer şüpheye düşerseniz o iki şahidi namazdan sonra alıkor, "Bu vasiyet karşılığında hiçbir şeyi satın almayacağız, akraba (menfaatine) de olsa; Allah (için yaptığımız) şahitliği gizlemiyeceğiz, (aksini yaparsak) bu takdirde biz elbette günahkârlardan oluruz" diye Allah üzerine yemin ettirirsiniz. (Maide 5/106)

     

    q       Rüşd çağına erişinceye kadar, yetimin malına, sadece en iyi tutumla yaklaşın; ölçü ve tartıyı adaletle yapın. Biz herkese ancak gücünün yettiği kadarını yükleriz. Söz söylediğiniz zaman, yakınlarınız dahi olsa adaletli olun, Allah'a verdiğiniz sözü tutun. İşte Allah size, iyice düşünesiniz diye bunları emretti. (En’am 6/152)

     

    q       (O kullar), yalan yere şahitlik etmezler, boş sözlerle karşılaştıklarında vakar ile (oradan) geçip giderler. (Furkan 25/72)

     

    q       İddet müddetlerini doldurduklarında onları ya meşru ölçüler içerisinde (nikâhınız altında) tutun veya onlardan meşru ölçülere göre ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. Şahitliği Allah için yapın. İşte bu, Allah'a ve ahiret gününe inananlara verilen öğüttür. Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder. Ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini

    yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur. (Talâk 65/2,3)

    July 05

    Amerikan(RF) tüplü lazer kesim makinesinin tüpünün çin tüpü ile değiştirilmesi

     
    Amerikan(usa) lazer tüplü lazer kesim makinesi çin tüpüne çevrilir mi? 

    Laser-Cutting-Machine-CMA960- 

    Tekstil ve reklam sektöründe kullanılan lazer kesim makinelerinin tüpleri genellikle iki çeşittir.
     
    1. Amerikan tüp(RF de denir):
     

    co2ulOEMbasic_
    Amerikan tüpleri çin tüplerine göre çok daha uzun ömürlüdür. Kullanıma bağlaı olarak 3-5 kullanılabilmektedir. Fiyatları marka ve gücüne göre değişmekle beraber 6000$'dan başlamaktadır. 75W'a kadar hava soğutmalıdır. 75W üzerindeki güçlerde hava soğutması yetmeyip su soğutmalı olarak üretilmektedirler. Makinelerde genellikle 25W-35W kullanılmaktadır.

     
    2. Çin tüpü(cam tüp de denir):
    6025_1
    Çin tüplerinin ömürleri amerikan tüplerine göre çok daha kısadır. Kullanıma bağlı olarak en az 5-6 ay kullanılabilmektedirler. Genelde 1 sene kadar kullanılabilmektedir. Çin tüpleri su soğutmalıdır ve güçleri sıcaklık ile değişmektedir. Her zaman soğuk tutulmalıdırlar. Sıcaklık değerleri 70 oC'nin üzerine çıktığında tüp tehlikeye girmekte ve çatlayabilmektedir. Bu nedenle soğutma çok önemlidir. Makinelerde genellikle 65W kullanılamktadır. Bu güç değeri lazer ışınının gücüdür.
     
    Amerikan tüplü lazer kesim makinesine çin tüpü takılır mı? Evet takılır :)
     
    Tüp dönüşümü:
     
    Amerikan tüplü lazer kesim makineleri çin tüpüne(su sğutmalı) çevrilebilir. Ücret: 3500$ (2500$ peşin, 1000$ iş bitiminde alınır, çek v.b. kabul edilmez)
    Bu değişim tarafımdan yapılmaktadır.
     
     
    Dönüşümün amacı:
    Amerikan CO2 lazer tüplerinin fiyatı 6000$'dan başlamaktadır. Çin tüpü ise 800$ civarındadır. Amerikan tüpünün ömrü kullanıma bağlı olarak 3-5 sene kadardır. Çin tüpü ise gene kullanıma bağlı olarak en az 4-5 ay kullanılabilir. Genelde 1 sene civarında kullanılmaktadır. Amerikan tüp arızalandığında yenisini almak biraz tuzlu olmaktadır. Bunun yerine çin tüpüne dönüşüm yapılarak daha uygun bir fiyata makine çalışır hale gelmektedir.
     
    Referanslardan bazıları:
    Ladin Ahşap & Lazer    - 4.Levent/İSTANBUL
    Yetkili: Şafak Sünnetçi
    Tel    : 0532 271 46 05
     
    Feridun Kaşe ve Plaket - Adapazarı/SAKARYA
    Yetkili: Ahmet Fındık
    Tel    : 0264 277 99 97
     

    İlgili etiketler: amerkan lazer tüp, çin tüpü, lazer kesim makinesi, yuming lazer, golden lazer, 2e ileri tekneloji ürünleri, laser explorer, coherent, universal, synrad, aşındırma, kazıma, kumaş kesim, ahşap kesme, deri kesme, aplike, kot, denim, pleksiglas, akrilik, lazer makinesi amerikan tüpü çin tüpüne çevirme değişimi, çin tüpü satışı
     
     

    July 03

    Becerilerim

    Web tasarım

    Boş vakitlerimde web tasarımı yapmaktayım. Altta hazırlamış olduğum bazı siteler yer almaktadır.
     
    Yeni projelerim:
     
     

    Elbise firmaları rehberi

    Kartonpiyer ve Dekorasyon firmaları rehberi 

     
    Web tasarım isteklerine açığımdır. 500YTL'nin aşağısında web tasarımı yapmamaktayım. Ortalama bir web sitesi için 1200YTL istemekteyim. Eğer biraz ayrıntılı veya ürün sayısı çok olursa bu rakam 1500-2000 olabilir.
     
    Animasyon

    Üç boyutlu(3D) animasyon hazırlayabilirim. İstekte bulunabilirsiniz. Kullandığım yazılım Autodesk Maya 2008'dir.
     
     
    Yazılım

    Program yazabilirim. İstekte bulunabilirsiniz. Kullandığım dil Visual Basic'dir.
     
    Hazırladığım yazılımlardan birkaçı:
     
    • [CafeDat] - İnternet kafe randevu programı(üniversite için)
    • [Kalınlık Ölçüm] - Bir cihazdan gelen verileri ekranda gösteren ve kayıt eden program(metal kaplama kalınlığı ölçümü)
    • [Kırtasiye] - Muhasebe yazılımı(kırtasiyelere özel, yalnızca fatura ve cari modülü var)
    • [8085 Simülatör] - 8085 İşlemci similasyon yazılımı(tezim, assembler ile program yazıp çalıştırabiliyorsunuz, çok uğraştım)
    Bilgisayar - Donanım - Ağ (network)

    Her türlü bilgisayar arızasını giderebileceğime inanıyorum. (çözümü olan)
    Bilgisayar arızası servis ücreti 50YTL'dir. Evim Gaziosmanpaşa'dadır.
     
    Ağ kurulumu yapabilir ağ ile ilgili sıkıntılarınızı giderebilirim.
     
    Virüs temizler, dosya kurtarırım...
     
    Elektrik - Elektronik

    Elektronik devre tasarlayabilir arıza giderebilirim. (Elektrik Elektronik mühendisi olduğumu da unutmayın buarada)
     
    Makine Tamiri

    Lazer kesim makinesi
     
    Tekstil ve reklam sektöründe kullanılan lazer kesim makineleri tamiri yapılır. Bilgisayar sistemlerindeki sorunlar giderilir.
     
    Ultrasonik taş yapıştırma makinesi
     
    Ultrasonik taş yapıştırma makinesi tamiri, teknik servis.
     
     
    Amerikan tüpünü Çin tüpüne çevirme
     
    Amerikan tüplü(RF-CO2) lazer kesim makineleri çin tüpüne(su sğutmalı) çevrilir. Ücret: 3500$ (2500$ peşin, 1000$ iş bitiminde alınır, çek v.b. kabul edilmez)
    Dönüşümün amacı:
    Amerikan CO2 lazer tüplerinin fiyatı 6000$'dan başlamaktadır. Çin tüpü ise 800$ civarındadır. Amerikan tüpünün ömrü kullanıma bağlı olarak 3-5 sene kadardır. Çin tüpü ise gene kullanıma bağlı olarak en az 4-5 ay kullanılabilir. Genelde 1 sene civarında kullanılmaktadır.
     
    Ultrasonik taş yapıştırma(taş çakma) makinesi tamiri yapılır.
     

    İletişim e-posta adresim:
    e-posta_adresi
    Etiketler:
    lazer tüp, çin lazer tüpü, amerikan lazer tüpü, tüp dönüştürme, tüp değiştirme, usa tüp, usa lazer tüpü, 65w lazer tüpü, cam tüp, lazer güç kaynağı, tüp dönüştürmei, amerikan tüpünü çin tüpüne çevirme, lazer kesim makinesi tamiri

    Dost ile Arkadaş arasındaki fark nedir acep?

    dost
     
    ..Arkadaş evinize geldiğinde misafir gibi davranır
     Dost geldiğinde buzdolabını açıp istediğini alır


    ..Arkadaş senin ağladığını görmez
     Dostunun omuzu ise senin göz yaşlarınla ıslanır 


    ..Arkadaş davetine katılınca bir paket hediye ile gelir
      Dost sana yardım etmek için erken gelir; toparlanman için
     geç gider
     
     
    ..Arkadaş, onu o yattıktan sonra ararsan rahatsız olur
      Dost neden bu kadar geciktiğini sorar, derdini anlatmak için 
      
     
    ..Arkadaş bir kavgadan sonra her şeyin bittiğini düşünür
     Dost ise tekrar arar 


    ..Arkadaş senin daima onun arkanda olmanı ister
     Dost ise her zaman senin arkandadır
     
     
    ..Arkadaş zaaflarınızı öğrenir ve onları kullanabilir
     Dost zevklerinizi öğrenir ve onlara hitap eder 
     

    ..Arkadaş zayıflıklarınızı bilirse başınıza kakar
      Dost zayıflıklarınızı bilirse örtmeye çalışır 

      
    ..Arkadaş sizi ikinci görmek ister
     Dost ikinciniz olmaktan şeref duyar 

     
    ..Arkadaş sıkıntınız olmadığında yanınızdadır
     Dost sıkıntınız olduğunda size koşar
     

    ..Arkadaşlarınıza siz huzur vermeye çalışırsınız
     Dostlarınız size huzur vermeye çalışır
     
     
     
     

    24 Altın ver 1'ini bile geri vermesin!

    DÖRDÜNCÜ SÖZ
    -1-
    -2-

    Namaz ne kadar kıymettar ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile kazanılır, hem namazsız adam ne kadar divâne ve zararlı olduğunu iki kere iki dört eder derecesinde kat'î anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciğe bak, gör:

    Bir zaman, bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, herbirisine yirmi dört altın verip, iki ay uzaklıkta, has ve güzel bir çiftliğine ikâmet etmek için gönderiyor. Ve onlara emreder ki:

    "Şu para ile yol ve bilet masrafı yapınız. Hem oradaki meskeninize lâzım bâzı şeyleri mübâyaa ediniz. Bir günlük mesafede bir istasyon vardır; hem araba, hem gemi, hem şimendifer, hem tayyâre bulunur. Sermâyeye göre binilir."

    İki hizmetkâr ders aldıktan sonra giderler. Birisi bahtiyar idi ki, istasyona kadar bir parça para masraf eder. Fakat, o masraf içinde, efendisinin hoşuna gidecek öyle güzel bir ticaret elde eder ki, sermâyesi birden bine çıkar. Öteki hizmetkâr bedbaht, serseri olduğundan, istasyona kadar yirmi üç altınını sarf eder. Kumara mumara verip zâyi eder. Birtek altını kalır. Arkadaşı ona der:

    "Yahu, şu liranı bir bilete ver. Tâ, bu uzun yolda yayan ve aç kalmayasın. Hem bizim efendimiz kerîmdir; belki merhamet eder, ettiğin kusuru affeder. Seni de tayyâreye bindirirler. Bir günde mahall-i ikâmetimize gideriz. Yoksa, iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız gitmeye mecbur olursun."

    Acaba, şu adam inad edip, o tek lirasını bir defîne anahtarı hükmünde olan bir bilete vermeyip, muvakkat bir lezzet için sefâhete sarf etse; gayet akılsız, zararlı, bedbaht olduğunu en akılsız adam dahi anlamaz mı?

    İşte ey namazsız adam! Ve ey namazdan hoşlanmayan nefsim!

    O hâkim ise; Rabbimiz, Hâlıkımızdır.
    O iki hizmetkâr yolcu ise; biri mütedeyyin, namazını şevk ile kılar; diğeri gâfil, namazsız insanlardır.
    O yirmi dört altın ise, yirmi dört saat her gündeki ömürdür.
    O has çiftlik ise, Cennettir.
    O istasyon ise, kabirdir.
    O seyahat ise; kabre, haşre, ebede gidecek beşer yolculuğudur. Amele göre, takvâ kuvvetine göre o uzun yolu mütefâvit derecede kat' ederler. Bir kısım ehl-i takvâ, berk gibi, bin senelik yolu bir günde keser. Bir kısmı da, hayal gibi, elli bin senelik bir mesafeyi bir günde kat' eder. Kur'ân-ı Azîmüşşan şu hakikate iki âyetiyle işaret eder.

    O bilet ise namazdır. Birtek saat, beş vakit namaza abdestle kâfi gelir. Acaba, yirmi üç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarf eden ve o uzun hayat-ı ebediyeye birtek saatini sarf etmeyen ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar hilâf-ı akıl hareket eder! Zîrâ, bin adamın iştirak ettiği bir piyango kumarına yarı malını vermek, akıl kabul ederse -halbuki, kazanç ihtimâli binde birdir- sonra yirmi dörtten bir malını yüzde doksan dokuz ihtimâl ile kazancı musaddak bir hazîne-i ebediyeye vermemek, ne kadar hilâf-ı akıl ve hikmet hareket ettiğini, ne kadar akıldan uzak düştüğünü kendini âkıl zanneden adam anlamaz mı?

    Halbuki, namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır. Hem, cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Hem, namaz kılanın diğer mübah dünyevî amelleri, güzel bir niyet ile ibâdet hükmünü alır. Bu sûrette bütün sermâye-i ömrünü âhirete mal edebilir. Fânî ömrünü bir cihette ibkâ eder.

    Bediüzzaman Said Nursi

    1- Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
    2- Namaz dinin direğidir. (Hadîs-i şerif: Keşfü'l-Hafâ, 2:3; Hadîs no: 1621; Tirmizî, İmân: 8; İbn-i Mâce, Fiten: 12; Müsned, 5:231, 237.)

    July 02

    Bu işin inşallahı maaşallahı yok!

    Bir ayet   : Hiçbir şey hakkında: "Ben bunu yarın mutlaka yapacağım" deme. Ancak: "ALLAH dilerse" (inşaAllah de). Unuttuğun zaman Rabbini zikret ve de ki: "Umulur ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir başarıya yöneltip-iletir." Kehf Suresi (23-24)

    Bir düşünün... biri "Bu işin inşallahı maaşallahı yok!" dediğinde ne diyor?

    Maaşallah: Allah'ü Tealâ'nın dilediği gibi.(istediği gibi)

    İnşaallah   : Allah dilerse.(izin verirse)

    Şunu diyor: Bu iş Allah'ın dilemesiyle olmaz! Allah ile ilgisi yok! . . .

    Ne kadar garip değil mi? Rab'bimiz Kur'an-ı Kerim'de "İnşallah" deyin buyuruyor, biz bu işte inşallah yok diyoruz.

    Lütfen konuşmalarımıza dikkat edelim. Bilmeden küfür etmeyelim küfre girmeyelim.

     

    Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek? (Yâsîn Süresi, 36/77-80)

    İnsan, bizim kendisini nasıl bir nutfeden (spermadan) yarattığımızı görmedi mi ki, simdi apaçık bir hasım kesildi. Kendi yaratılışını unutarak bize bir misal verdi;'Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?' dedi. De ki;"Onları ilk defa yaratan diriltecek. O, her yaratmayı bilir. O ki size yeşil ağaçtan ateş yaptı da siz ondan yakıyorsunuz"